Aşk Mektupları

Son GÜNLERDE; bir surat bir surat ki GELİNDE, çayımı bile yarım dolduruyor BEY. Allah'tan KULAKLARIM ağır işitiyor da, duymuyorum ne söylediğini…! Ama yinede HİSSEDİYORUM..! Beni, bu evde galiba istemiyor artık. Hey gidi günler heeey…! OĞLUNU bilirsin, vur kafasına al lokmayı. İki ara bir derede ne yapsın…? ANA bu, atsa atılmaz; satsa satılmaz.Bana artık gizli gizli sarılıyor bey...! Dün akşam, UYURKEN öptü beni biliyor musun? Nasıl ağırıma gitti nasıl…! Artık AKİDE...
Sevgiliye Mektup ve 49 Jest Sevgilinizi mutlu etmek ya da ona sevginizi göstermenin yolu illede ona pahalı hediyeler almak değildir. Bazen bir çift güzel söz bazen bir çiçek hatta bazen kulağına fısıldadığınız bir sözcük bile onun için en pahalı hediyelerden daha kıymetli olabilir. Hatta en büyük jest olarak ne kadar eskide kalıp kullanılmasa da ona içinizden gelerek yazdığınız bir mektuptur. İşte yapabileceğiniz Jestler :  El yazısı ile yazılmış bir Mektup  Bir tane kırmızı gül Yemek yaparken...
Merhaba KaraGözlüm Bu sana ilk mektubum degil Belki sonda olmayacak. Seni 5 senedir derinliksiz bir solukla bekliyorum, 5 sene kac saniye yapiyor Duman Gözlüm 13 401 800 000 Saniyemi yapiyor .. peki kac daka 2 628 000 daka`mi yapiyor.?? Peki kac Saat yapiyor 41 400 saatmi yapiyor..?? KaraGözlüm ben senin hasretini $iir yaza yaza Gecirdim ama senin bundan haberin yok, Bu 5 senede hic aklindan gectimmi ben acaba? Gectiysem kac saniye,kac daka,kac saat günde bana bunun hesabini...
Bu sana yazdığım son satırlar... Bu dinlediğim son şarkı bizim üstümüze söylenmiş. Kilit vurdum kalbime, umutlarıma. Ne bundan böyle sevdaya dair bir şeyler beklenebilir yüreğimden ne de nefret edebilirim birinden. Ben hamal değilim ki; hep kahrını taşıyım ömrün; Alın atık üzerimden hayata dair ne varsa. Alın sevdaya dair acıları, paylaşın aranızda... Sen sanıyorsun ki, kolay geliyor gidişin bana.. Arkanı döndüğün ilk andan gözlerim gülecek mi yeniden sanıyorsun? Söylesene! Sen ne sanıyorsun aşkı, sevgiyi, söylesene! Kolay olan, kaçmaksa, yalansa, vazgeçişse;...
Ne kadar senden nefret ettiğimi söylersem söyleyeyim senden bir türlü nefret edemiyorum şuan yapayalnız yüksek bir dağa yada bomboş bir araziye gitmek istiyorum.Neden biliyor musun??artık tüm yaşadıklarımı içimde tutmaktan yorulduğum için ....Kalbim ağrıyor,canım acıyor.....sensiz geçen her dakika ölüm gibi geliyorbana,cehennem gibi geçiyor...hoş ölsem belkide şuankinden çok daha mutlu ve huzurlu olurum ..... Haykırmak istiyorum,içimdeki tüm nefreti,acıyı kusmak istiyorum...boğuluyorum artık.herşey çok sıkıcı,çok anlamsız..bazen eski günler geliyor aklıma keske..keske seni hiç bırakmasaydım...
canım sevgilim; Burası bir akıl hastanesinin dördüncü katı, Sana bu satırları buradan yazıyorum Bu sana yazdığım kaçıncı mektup bilmiyorum Yokluğuna alışamadığım, Ve hayalin ile yaşadığım, İsmini sayıkladığım... Sana benzeyen birini gördüğümde ağladığım için burdayım Kimse anlamıyor beni, Deli olduğumu düşünüyorlar, Sana geleceğimi söylüyorum Bağlıyorlar beni, Kendimde değilmişim, Gidemezmişim, Göremezmişim, Öldüğünü kabul edecekmişim... O ölmedi diyorum, Ağlıyorum... Öldü diyorlar, Dönmeyecekmişsi n, Ellerini tutamayacakmışı m, Gözlerine bakamayacakmışı m, Sarılamayacakmı şım sana, Dokunamayacakmı şım, İyileşene kadar burda kalacakmışım... Ben deli değilim diyorum anlamıyorlar, Hemşireler geliyor yanıma Acıyan gözlerle bakıyorlar bana, Oturup anlatıyorum onlara, Beni bekliyor diyorum, Özlemiştir, merak etmiştir, Onlar da ağlamaya başlıyor. Sana bu mektubu Bir akıl hastanesinin dördüncü katından yazıyorum, Yokluğunu yaşıyorum, Yaşadığını biliyorum, Biliyorum gitmedin, Bizi ayıracaklarını sanıyorlar Ayıramazlar biliyorum Mevsim kış, Üşüyor musun? Hava soğuk, Yagmur var Adana’da, Ellerin buz tutmuştur şimdi Ellerini tutmalıyım, Isıtmam lazım, Üşüyorsun biliyoum Montumu vermeliyim sana, Gelmeliyim diyorum Biliyorum...
Sen bilmesende seni sevdiğimi birtanem ben ölünceye kadar seni hep böyle seveceğim defalarca ağladım sensizliğime ve böylesine severken sensiz kalmaya sabahlra kadar pencere önlerinde yıldızlara bakarak sana olan sevgimi anlattım kendi kendime hep dualar ettim birkerecik rünayda gör beni diye kendim için dua etmiyordum çünkü sen yüzlerce kez rüyalarıma milyarlarca kez hayallerime girdin seni sensiz yaşamak liğme liğme dilimledi köz köz dağladı yüreğimi. sen başka ellerde başka gönülde ben başka...
  Yarım Kalmışlığım; Biliyorsun, gayem sana zarar vermek, seni incitmek, kırıp dökmek değildi. Yılar yılı açı çekmiştim, istemediğin bir ortamdaydın ve sana ters düştüğü halde yanlış şeyler yapmıştın. Acına, yaşam mücadelene ortak olup yüreğimi yüreğine, ömrümü ömrüne katip seni mutlu edecektim Ben senden sadece sana verdiğim sevgiyi kabullenip ,bu sevgiyi yaşamanı istemiştim Yüreğim tahtı da tacı da sana vermişti. Yalnız seni istiyordu.Yüreğimde kalıp saltanat sürmek varken beni sıradan bir şeymişim gibi elinin...
Tam bir yıl oldu.. Hala içimdesin.. Hala gözlerin ve gülüşün aklımda.. Aklımdan bir an olsunda çıkmadılar.. Geceleri sıcaklığını hissettim.. Karanlığımda sana sarılıp uyudum.. Seni içimde büyüttüm ve seni kimse bilmedi.. Senin için güçlü oldum.. Bendeki sen için, sevgimiz için.. Sen, bugün bana uzun zamandır olmadığın kadar yakınken sana söylemek istediğim birkaç şey var.... Bazen sinirleniyorum, kızıyorum sana... Ağlıyorum... Ne bu halimiz bizim diye? Ne bu yaşadığımız? Buna bir insan yüreği daha ne kadar katlanabilir ki ben katlanayım?...
    Şimdi gir bilinmezliklere Sen zaten hep öyle yapmadın mı? Sen farklıydın, Hep bunu söylerdim dostlarıma, Yine yüzümü çıkarttın kara! Senden ne beklenirdi ki başka, Sen kalbimde yok olmayan bir acı oldun! Sen, elele tutuşan bir sevgili gördüğümde; Biz yapamadık dediğim Bana acıdan öte acı verem oldun! Sen çok zehirliydin, Zehrini bana akıttın... Şimdi git uzaklara, Uzaklardayken aşığım sana, Sen de bana! Nasıl da özlem bitti derken Bıraktın beni yolda Hani bırakmam demiştin ya; Sen de yaptın sonunda... Ağlama derken Bu ayrılık bitecek derken, Üzülüyorsun diye kendimi harap ederken, Gittin, gittin de neyse...
    Durgun bir su olup akması bekleniyor yüreğimden. serkeş yalnızlığıma çare arıyor herkes…  bu yalnızlığa en çok kendilerinin emek verip büyüklüğünü bilmiyorlar çünkü… Sevdamı geçirmeye kederim gelmişti bir tek ve karşılarken, adına sevi demekte tereddüt ettiğim konuğumu, yanımda bir tek acemiliğim vardı… ama korkmadım yinede savrulmaktan, her yerinde çiçek açmasa da bir orman olmayı hak etmiş gözlere… İntikamını avare dolaştığı sokaklarla işbirliği yaparak alıyor şimdi yüreğim. Vapurlarla, otobüslerle… gökyüzüne bakmayı ihmal etmeyişi bile...
Sana sevgimi anlattıkça uzak durdun benden. Ben “Aşk” dedikçe, sen “Dur” dedin. Oysa ben gerçekten seviyordum seni. Bu yüzden içimdeki aşk fırtınasını durdurmam mümkün değildi. Söylemeden duramazdım ki sevgi sözcüklerini…. ANLAMADIN… Hayata dair ne varsa paylaşmak istedim seninle. Güleceksek birlikte, ağlayacaksak birlikte olmalıydı. Önümüze aşkımızın ışığını alıp bizim için aydınlattığı yolda hiçbir engele takılmadan inatla, cesurca, kokusuzca yürümeliydik. Ancak böyle yaşanırdı bir aşk çünkü. YAŞAMADIN… Herkesin ayrı bir dünyası vardı biliyordum. Ama aşk ayrı...
Ey sevgili! Seni kaybeden neyi bulmuş ki… Bir an…  Arkamı döndüğüm tek bir an asırlarca günahı yükledi omuzlarıma. Asırlarca sürecek bir azabı kalbime yazdı. Senden yüzümü çevirdiğim o an neyi görmeyi hayal ettim ki? Sana bakarken nasıl kapattım gözlerimi? İnsan gaflet uykusundayken gördüğü rüyaları gerçek sanıyor. Şimdi pişmanlık alev gibi sardı bedenimi,  ne fayda! Bana bakan bakışlarına sürdüm siyahı; artık ben o bakışlara layık değilim. Sen her seheri o yârin gözyaşlarıyla beklerken, ben tiz kahkahalar...
Yarım Kalmışlığım Biliyorsun, gayem sana zarar vermek, seni incitmek, kırıp dökmek değildi. Yılar yılı açı çekmiştim, istemediğin bir ortamdaydın ve sana ters düştüğü halde yanlış şeyler yapmıştın. Acına, yaşam mücadelene ortak olup yüreğimi yüreğine, ömrümü ömrüne katip seni mutlu edecektim Ben senden sadece sana verdiğim sevgiyi kabullenip ,bu sevgiyi yaşamanı istemiştim Yüreğim tahtı da tacı da sana vermişti. Yalnız seni istiyordu.Yüreğimde kalıp saltanat sürmek varken beni sıradan bir şeymişim gibi elinin...
Sevgilim bil ki senden uzak ne güzellikleri avutur beni bu şehrin, ne de yıldızlı aksamları!... özlemin bir nehir olmuş yarar girer içimde ki dağları!...   Seni sevdiğim kadar yaşasaydım,ölümsüz olurdum.... "Sen hala sonsuzluğun yüzünde bir damla gözyaşısın..."   Biliyordum,seni seviyorum derken yeni bir alfabe keşfettiğimi,kimsenin okuma yazma bilmediği bir kentte...   Fırlatmıştım kalbimi uzağa,en uzağa.Denk gelirde rastlar diye bir yıldıza...Yanılıp susturdum,ağrımın çağrısını,çagrimin köhnemiş ağrısını...   Oysa kim bilir ki ,yanağımda yangınlardan çok önce o yarin bıraktığı öpüş izi...
Toplam 4 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1234
Sayfa başına git