Aşk Yazıları

Ayak parmaklarınızın kişiliğiniz hakkında birçok şey anlattığını biliyor musunuz? Ayak parmaklarınızın karakteriniz hakkında verdiği ipuçlarına çok şaşıracaksınız! İşte ayak parmaklarına göre karakter analiziniz... a) DENGELİ VE SOSYAL  Eğer parmaklarınızın boyu sağdan sola doğru kısalıyorsa çok dengeli bir insansınız demektir. Kendinizi başkalarına ifade etmeyi seviyorsunuz, oldukça arkadaş canlı bir insansınız. Bir duvarla bile konuşma kabiliyetine sahipsiniz ve yeni insanlarla tanışmayı seviyorsunuz. Bu kadar dışa dönük olmak zaman zaman sizi sıkıntıya soksa da, yine de çok sayıda arkadaşınız...
Tuhaf bir gece; Bazen beklemek, bazen sabretmek düşüyor bize. Artık küçücük bir ışık çok uzak geliyor. Yine susmak yenilmek anlamına gelmiyor artık. Hergün mutlu olsaydım, beklide mutluluğun anlamı kalmazdı. Yine bana kızacaksın ne diyorsun, ne saçmalıyorsun oğlum diye. Ben yine susacağım ve sen yine BİTTİ diyeceksin. Ama yine beni seveceksin bazen özleyecek bazen de nefret edeceksin. Ama bilmeyeceksin, anlamayacaksın sensizliğin beni kahrettiğini, içimi acıttığını…… Mutsuzluk değil aslında bu, umutsuzlukta değil. Bazen gülümserim...
Kimseler anlayamaz, yokluğunun ne büyük acılara gebe olduğunu. Sensiz olan birinin, fiziksel olmasa bile ruhsal açıdan, Afrika’nın geri kalmış köşelerinde hastalıktan ve açlıktan sefalet içinde yaşayan insanlardan daha çok acınacak bir halde olduğu kimse bilemez. Seni ancak, seninle yaşayan bilir… Sende biliyorsun… Dayanılmaz bir çekicilikte olduğunu, Bir kere tanıyanın senden vazgeçemeyeceğini. Sende biliyorsun, tutkuların en büyüğüne kapılacağını. Ve biliyorsun ki, dünyada bugüne kadar keşfedilmiş ve keşfedilecek en amansız hastalıklardan daha acımasız...
Ağır adımlarla yaklaştı biraz önce ayrıldığı eşine. Başını kaldırıp gözlerine bakamadı. Kadının gözleri de yerdeydi. Her şey daha güzel olabilirdi belki, hoşçakal diyebildi ve salonu terk edip dışarıya fırladı. Gözleri dolmuştu. Nasıl da bitivermişti bir anda her şey. Aşk biter miydi? Bitmeli miydi? Masaya vurulan bir tokmağın sesiyle bitivermişti işte. On yedi yıllık birliktelik bitmişti… Oysa birbirlerini severek evlenmişlerdi. Okul yıllarına dayanıyordu sevgileri. Çılgınca bir sevgiydi bu. Her an birlikteydiler. Ders aralarında,...
Aşk da deprem gibidir: ne zaman kimi vuracagını asla bilemezsiniz. Gece yarısı aniden,dipten yükselen coşkulu bir dalga gibi kabarır içinizde. Toprak ayagınızın altından kayıyor gibi olur ve en hazırlıksız olduğunuz anda bütün şiddetiyle vurur. Sarsılır, neye ugradıgınızı şasırırsınız. Heyecan, korku, kararsızlık, cesaret, acı, öfke, hüzün, merhamet, şiddet kaplar bir anda dünyanızı. Eş dost yardıma koşsada kolay toparlanamazsınız. Bittiginde agır bir enkaz bırakır geride. Daha kötüsü,”tamamen bitti” sandıgınız sarsıntı, hafif bir şiddette artçı şoklar halinde yıllarca sürebilir. Kalbinizdeki kırık...
Aşk doktoru yazar Mehmet Coşkundeniz, İzmir’de katıldığı bir söyleşide evliliğin "5 s" kuralını açıkladı. Coşkundeniz, uzun süreli ve mutlu bir evliliğin sevgi, saygı, sadakat, sabır ve evliliğin olmazsa olmazı seks olduğunu söyledi. İzmir’de Konak Belediyesi Melahat Yılmayan Öğrenme Evi kursiyerleriyle bir araya gelen yazar Mehmet Coşkundeniz aşk ve birliktelikler üzerine kadınlarla gerçekleştirdiği söyleşide uzun soluklu mutlu bir evliliğin püf noktalarını açıkladı. Halk arasında “Kötü giden evlilikleri çocuk kurtarır” sözünün çok yanlış...
İnsanların verdiği hayat sevgidir. Niçin yalnız sana yazdığımı sorma, niçin yalnız sana geldiğimi… Sana gelişim işte bundan. Sen aşkı anlatıyorsun, yaşatıyorsun bana. Çünkü yaşıyorsun. O sözlerin kalbinden geldiğini kalbime vuruşundan anlıyorum ben. Sözlerin değil beni sana bağlayan, O sözlerini manasına vurgunum. Niçin mi sen? Sen benden önce vardın, varoluşun bu yüzden. Ve sen benden sonrada varsın, sana tutunmam aşka ve varlığa duyduğum özlemden! Sen benim sözlerimsin. Seni kalbime koyuşum bundan. Ve sen dostsun. Ruhuma sığınak ararken haykırmam hep...
Evlilik, inanmadigim halde içerisinde 17 seneyi bitirdigim bir kurum benim için.. 17 senede (abartmiyorum) 40 çift arkadasimin son verdigi kurum ayni zamanda da... Evliligimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide kuruma inanmamaktan geçiyor. Evliligi toplumun dayattigi sekilde yasamamaktan... Nedir bu dayatmalar? Erkegin muhakkak kadindan yasça büyük olmasi, egitim seviyesinin erkegin lehine yada en azindan esit olmasi bunlarin sadece ikisi... Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yasça büyük olmali ki, kadina "hot" dediginde oturmali kadin... Yada yumusatiyorlar; efendim kadin erkekten önce çöktügü için...
Ben aşk’ın ilk heyecanını sevginin kalıcılığını güvenin değerini kalp ritimlerinin önemini sahiplenmenin güzelliğini ellerinin içindeki ellerimin terlemesini karşılıklı çay içmenin sanki dünyanın en güzel yerinde en güzel anı yaşıyormuş gibi hissettirmesini bir isimin yüzümde oluşturduğu gülümse gitsin diye gökyüzüne baktığımda daha fazla gülmeme neden olmasını basite indirgenen küçük masum duyguların bütün bedenimi ruhumu etkilediğini seninle öğrendim.. Sadece seninle. Yağmuru sadece seviyordum taa ki saçlarından damlayan o yağmur damlalarını gördüğümde elimi...
Bir gülüşün yetecek inan, şu üzgün hallerim yok mu gülüşün geldikçe aklıma geçecek gibi. Ellerim ile saklayamadığım zamanlar dert olur o gülüşünü başkası görüyor diye. Bana olmayan o gülüşün çökertecek içimi. Hiçbir sevinç aydınlığı onu silemiyor. Şu ellerim ellerinde güzel bırak öyle kalsınlar. Kaç kere yazdım seni kim bilir kaç satır harcadım şu gülüşüne.. Uykuya niyetlenip kafamı yastığa koyduğumda, sen geliyorsun zihnimin tam ortasına. Sana bakıyorum, sen de bana. Pencereden de öyle bir ışık...
Öyle utangaç tebessümle durma karşımda. Ellerini de görebileceğim yere koy. Yanlış anlama bu bir tutuklama değil. Gözlerime mühürlüyorum seni sadece o kadar… Dediğim gibi çok da gülme. Çünkü öpesim geliyor gülüşünden. Ne yumuşaktır kim bilir tenin. Ve ellerin… Ellerinde bin bir renk var biliyorum. Ellerini öpüşüm bundan. Hani bir bebeğin avuç içlerini öper gibi. Kokusunu içine çekerek öpmek gibisi yok. Böyle şeylerin verdiği huzur anlatılamaz. Sımsıkı da sarılamam sana. Kırılırsın,...
Tuhaf bir gece; Bazen beklemek, bazen sabretmek düşüyor bize. Artık küçücük bir ışık çok uzak geliyor. Yine susmak yenilmek anlamına gelmiyor artık. Hergün mutlu olsaydım, beklide mutluluğun anlamı kalmazdı. Yine bana kızacaksın ne diyorsun, ne saçmalıyorsun oğlum diye. Ben yine susacağım ve sen yine BİTTİ diyeceksin. Ama yine beni seveceksin bazen özleyecek bazen de nefret edeceksin. Ama bilmeyeceksin, anlamayacaksın sensizliğin beni kahrettiğini, içimi acıttığını…… Mutsuzluk değil aslında bu, umutsuzlukta değil. Bazen gülümserim...
Küçük seyahatlerinize hem hazırlaması, hem de boşaltması eziyet haline gelen koca bir bavulla çıkıyorsanız, bu yazı tam size göre. Bavul hazırlamanın inceliklerini bilmek size hem zaman kazandıracak, hem de boş yere taşımak zorunda kaldığınız yükten sizi kurtaracaktır. Peki doğru bir şekilde bavul nasıl hazırlanır? İşte bavul hazırlamanın incelikleri…. İşe ilk olarak gideceğiniz yerde kullanacağınız kıyafetlerinizin listesini yapın. (şu gün şunu giyeceğim şeklinde plan yapmanız işinizi kolaylaştıracaktır.) Listenizi oluşturduktan sonra listenize tekrar bir göz...
Uzmanlar, partnerinizin, sevgilinizin veya eşinizin sizi sevip sevmediğini hareketlerine bakarak anlayabileceğinizi belirtiyor. İşte uzmanlara göre aşkını anlamak için bilmeniz gereken vücut dili… Sevgilinizin ya da eşinizin vücut dili, size karşı olan duygularını ele veriyor. Onun hareketlerini tahlil ederek, sizi sevip sevmediğini anlamanız mümkün. İşte öneriler… Kişisel Gelişim Uzmanı Mümin Sekman’a göre, çiftler, birbirlerine vücut dilleri ile “seni seviyorum”, “seni sevmiyorum” ve “sana kayıtsızım” mesajları veriyor. Yani aşk vücut diliyle başlıyor, sonra konuşma...
“Tanrı asla tekrar etmez. Fakat sana her zaman için başka birisi olman öğretildi. "Başka birisi ol; komşunun oğlu...komşunun oğlu gibi ol. Bak ne kadar zeki. Bak...şu kız ne kadar zarif şekilde yürüyor. Böyle ol!" Sana her zaman başka birisi gibi olman öğretilmiştir. Hiç kimse sana kendin ol ve varlığına saygı duy; o Tanrı'nın bir armağanıdır dememiştir. Asla taklit etme, sana söylediğim şey budur, asla taklit etme. Kendin ol; bu kadarını Tanrı'ya borçlusun. İçten” “bir...
Toplam 43 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »
Sayfa başına git