->
Bir zamanlar çok çabuk öfkelenen ve bu yüzden hiç arkadaÅŸ edinemeyen küçük bir oÄŸlan varmış. Babası ona bir kese dolusu çivi vermiÅŸ ve her öfkelendiÄŸinde, bahçe kapısına bir çivi çakması gerektiÄŸini söylemiÅŸ.Â
OÄŸlan daha ilk gün kapıya 37 çivi çakmış. İlerleyen haftalarda öfkesini kontrol etmeyi öğrendikçe, kapıya çaktığı çivilerin sayısı da, her geçen gün azalmış. Gün gelmiÅŸ, öfkesini kontrol etmenin, kapıya çivi çakmaktan daha kolay olduÄŸunun keÅŸfetmiÅŸ. Ve bir gün çocuk, öfkesine hiç kapılmamayı öğrenmiÅŸ. KoÅŸup babasına durumu anlatmış ve babası da ona, öfkesine her hakim olusunda, kapıdan bir çivi çıkartmasını söylemiÅŸ. Günler geçmiÅŸ oÄŸlan babasına, kapıdaki tüm çivileri söküldüğünü anlatmış. Babası da onu elinden tutup, bahçe kapısının yanına getirip, söyle demiÅŸ; “Aferin oÄŸlum, çok ÅŸey baÅŸardın ama bir bak, kapının üstü delik deÅŸik oldu. Bu kapı asla eskisi gibi olmayacak. Öfkeyle söylediÄŸin sözler, tıpkı bu delikler gibi iz bırakır. Bir insana bıçak saplayıp, sonra çekip alabilirsin ama üst üste ne kadar özür dilersen dile, o yara hala oradadır..



18 Mart 2008

(36 Oy Kullanıldı, 5 üzerinden 4,67 Puan Verildi.)
