Yine bir gece ve yine baş başayım kendimle, işte yine seni bulup kaybettiğim yerdeyim. İnsanın bir şeylere karar vermesi ne kadar zor; ya seni içime gömmeli ya da artık içimden söküp atmalıyım. Ama her ne olursa olsun susmalıyım. Hangisi daha zor, hangisi daha acı? Gerçekten gitmeli miydin, yoksa kalıp yanımda savaşmalı mı?…
Devamını okuyun "Susuyorum..!"



18 Aralık 2009
Son dönemlerin popüler rock grupların dan Pegasus Sendrom un solisti Alp Kamber in kaleminden..
Seni bazen bir şarkıya benzetiyorum, Güftesi bende gizli, usulü belirsiz , notasız Sol anahtarı ile başlıyorum düşünmeye, Saçların , gülen gözlerin giriyor kelimeye Beş çizgilik portteye yerleştiremiyorum… Duygularımla kalıyorum sonra, Nihavent gibi kararsız… Seni bazen bir şarkıya benzetiyorum, Öyle samanyolundaki gibi değil : “ Bir Ömür Boyu Sürecek”…
Hergün yanında olamamaktan korkuyorum , Sesini duyamamaktan Seni görünce , sana alışmaktan da korkuyorum Bir gün hoşçakal demenden İstemesemde ; Bir gün bir gül gibi içimde solmandan korkuyorum. Hafızamda bırakacağın hatıralardan , hatıralardan kaçamamaktan Adını unutamamaktan korkuyorum
Ve gittin… Öncesini düşünmek istemediğim sonrası ise meçhul bir aşktı yaşadığımız… ve aşk bitti… Giderken geride bıraktığın içinden seni de almayı unuttuğun bir kalp… Biraz hasarlı bir o kadar da beceriksiz… Seni unutmayı bile beceremedi bu kalp…! Aşk bitti…
Güneşin batışını seyreden minik serçeyi düşün. Yalnız kalmış üşümüş ve yaralanmış… Kimsesi de yok üstelik! Tek Güneş varmış üstünü örten, yüreğini sıcak tutan. O da gitmek üzere… Güneş batınca yapayalnız kalacak. Dahası, o sıcaklık yok olunca, yalnız bedeni değil, yaralı, minik yüreği de üşüyecek. Sanki ölümü bekler gibi, sanki sonunu bekler gibi seyrediyor Güneşi. “Gitme! Dur!” diyor içinden.
Elimi uzatsam içini dökecek yüreğim avuçlarıma… Ne yağmurlarda ağladım ben yağmurla beraber Ne kasvetli akşamlarda iç çektim Ne depremler yaşadım yüreğimde sessizce… Hangisi senin kadar gerçekti? 
