Bütün aÅŸkların adına, deniz kenarında, kayalıklarda elleri mühür olmuÅŸ aşıkların adına, yaÄŸmur altında öpüşen, cehenneme inat sırılsıklam seviÅŸen aşıkların adına, acıyı mutluluÄŸa saran, yıllara inat aynı heyecanla birbirine bakan aşıkların adına, onun adına ve senin adına, söz vermiÅŸ bütün aşıklar, aÅŸklara…
Yıllardan beri, hatta Adem ve Havva’dan beri söz vermiÅŸler aşıklar birbirine, yeminler edilmiÅŸ, sonra dualar okunmuÅŸ arkasından yemin bozulmasın diye ve sonra aÄŸlamışlar dualar kabul edilsin diye… Sizce Adem yasak elmayı yerken bilmiyor muydu cennetten kovulacağını, elbette biliyordu ama, Havva iÅŸte, AÅŸk iÅŸte, asıl cennet iÅŸte. Cenneti dünyada yaÅŸamanın sırrını vermiÅŸ Adem baba. AÅŸk demiÅŸ cennettir nerde, nezaman, nasıl yaÅŸadığının önemi yoktur. Ve söz vermiÅŸ aşıklar, söz vermiÅŸ aÅŸklara…
Sizde muhakkak tutamayacağınız sözler vermiÅŸsinizdir. Ama O an, hep tutacakmışsınız gibi gelir, her ÅŸeyi hatta dünyayı karşınıza alabilecekmiÅŸsiniz gibi gelir O an. Evet, O an hayatın anlamı, O an. Hayat bir andır demiÅŸ ÅŸair bende peÅŸine eklemiÅŸim O anda seninle olduÄŸum her andır. İşte bu yüzdendir ki aslında herkes verdiÄŸi sözü tutmuÅŸtur ve hiçbir aşık yalancı deÄŸildir. Tabi yine O an…
Söz verilmiÅŸ aÅŸklara…
AÅŸk farkında olmadan yapılan bir sözleÅŸmedir aslında. Her safhasında sözler verilir birbirine ya da aÅŸklara. Biz hiç ayrılmayacağız, biz hep seviÅŸeceÄŸiz, biz her gün özleyeceÄŸiz, biz beraber öleceÄŸiz… Ama bir sorun var dedi ÅŸair, aÅŸkta olmaz dedi ben,sen, biz
Ve ekledi; beni seni yok bu aÅŸkın, ne sen sen, ne ben ben, sen ben, ben sen… Aynı bir tekerleme gibi. İşte dedi ÅŸair tekerlemezsen olmaz, senden aşık olmaz, senden Nazım olmaz, Hikmet bekleme kimseden…
Seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum… Defalarca tekrarladım bu iki kelimeyi hayatım boyunca. Hiç ayırt etmedim, seviyorsam söylemeliydim, söyledim, seni seviyorum. Sonra düşündüm anlamını nedemekti seni seviyorum, seni ve seviyorum. Anlamını çok geç buldum. Sen gidince yani. Seni gidince seviyorumun hiçbir anlamı kalmıyordu. Demek ki dedim epey geç bir saatte, ben SENİ seviyorum…
Bir ÅŸeyi daha geç anladım. Küçüklüğümden beri söylenen atasözünün yanlışlığını. MeÄŸer zararın neresinden dönersen aÅŸk deÄŸilmiÅŸ, aÅŸkta hiç zarara girilmezmiÅŸ, aÅŸk hep karlıymış aslında kazanmasını bilene. AÅŸk ticaret deÄŸilmiÅŸ… Ahh atam ahh…
AÅŸk…
Herkesin mutlaka söyleyeceÄŸi en az birkaç düzine sözü vardır. OkumuÅŸ olmak, cahil olmak, katil olmak, zengin ya da fakir olmak hatta çocuk olmak bile önemli deÄŸildir. Yeter ki insan olsun, yeter ki kalp denen bir organı olsun. Hiç kimsenin anlamını gerçekten bilmediÄŸi, buna raÄŸmen bu kadar bildiÄŸi bir kelime aÅŸk. İşte bu yüzden güzel AÅŸk. Çünkü aÅŸk bir kelime deÄŸil…
Söz vermiş aşklara;
Bir sözle başlar aşk,
Bir sözle biter aÅŸk…
Not: Burada anlatılanlar sadece gerçek aÅŸklar içindir. Ve maalesef hayal ürünüdür…

