Aşk Şiirleri

Biliyorum sana giden yollar kapalı  Üstelik sen de hiç bir gaziantep escort bayan zaman sevmedin beni  Ne kadar yakından ve arada uçurum;  İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi  Uyandım uyandım, hep seni düşündüm  Yalnız seni, yalnız gaziantep escort bayan senin gözlerini  Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım  Ben artık adam olmam bu derde düşeli  Şimdilerde bir köpek gibi...
Seneler geçti ah, mevsimler geçti Bir sen değişmedin bende sevdiğim Sevdalar değişti, aşklar değişti Bir sen değişmedin bende sevdiğim Bilmem ki hangi yol sana ulaşır Hangi rüzgarlarda kokun dolaşır Her gece gözümde gözlerin ışır Ay mı güneş misin bende bilemedim Sen gideli gökyüzü de değişti Çağlayanlar denizlere erişti Günler geçti, aylar geçti, yıl geçti Her durakta hayalini bekledim Özleminle geçti aylar seneler Hicranla...
Bir günden benden şikayet etttiğin ne varsa özleyeceksin Unuttuğun yalanlara benzemeyecek hep yanında götüreceksin Kalbimi kırdın tebessüm ettin birşey demedim Kalbim senindir sen kendi parçanı yok ettin Dalı kurusada ağaç yağmura nasıl küser Saatin dursa bir an zaman onu nasıl bekler Alı koymus tebessüm aşığına bir zalim Yıkılır dökülür aman kalp kırılsada sever Hazineler harabelerde olur Yaz bunu baştan Yıkılmışım dükülmüşüm Perişanım ama...
daha fazla yanabilir mi sanırsın canım benim.... yanmaz... incildim incileceğim kadar ... kırıldım binlerce kez.... yeri geldi hayran oldum yüreğimdeki sevgime.. yerine geldi lanet okudum..... ama asla pişman olmadım seni sevdiğim için.. bugün yine olsan yine seni severdim koşulsuzca..... içim acısada, yüreğim kanasada, her gece gözlerimden yıldızlar kaysada.... inan bana seni severdim... hemde zerre pişmanlık...
özledim seni... ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir. beynimi uyuşturuyor özlemin... çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zamandır içimi ısıttığını yeni yeni anlıyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları aksamları her isi bir kenara koyup seninle baş başa konuşmaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü... Nasılda serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak bir çift kısık...
KÜSMEK nedir bilir misin?.. Küsmek DÜRÜST' LÜKTÜR. Çocukçadır ve  ondan dolayı SAF' TIR.. YALANSIZ' DIR. Küsmek; SENİ SEVİYORUM'  dur... Vazgeçememektir. Beni anlatır KÜSMEK. KIZDIM ama hala  buradayımdır, gitmiyorumdur, gidemiyorumdur. KÜSMEK; nazlanmaktır, yakın  bulmaktır, benim için değerlisindir. KÜSMEK, sevdiğini SÖYLE demektir... Hadi ANLA demektir... KÜSMEK; umuttur, acabaları bitirmektir, emin  olmaktır... Yani, diyeceğim o ki: BEN SANA KÜSTÜM !.. ~ Nazım Hikmet
Orada masanın üstünde bir resim, İkimiz denize karşı durmuşuz Üsküdar’da Saçlarımızın üzerinde martılar, Gözlerimizde acemi bir aşk Ve tuhaf ve çocuksu bir mutluluk, Senin sırtında sarı yağmurluğun Kadıköy’de ucuzluktan almışız Bende o siyah kazak hani bir kedi gibi sokulduğun Şubat ve yağmur yağıyormuş meğerse, Islatan her tarafımızı Orada masanın üstünde bir resim, Yak bitsin Orada kapının arkasında bir yazı, Seviyoruz yazmışız birlikte, Harfler nasıl...
Şimdi sen gideceksin ve ben arkandan bakakalacağım. Dur diyemeyeceğim, sesim çıkmayacak. Susuşlarımda saklı kalacak duygularım ne kötü… Söz geçiremeyeceğim göz yaşlarıma akacak. Saklayacağım görmeyesin diye, beceremeyeceğim. “Ağlama” diyeceksin bana, seni dinlemeyeceğim. İçimde biriken ne varsa gözlerimden taşacak dışarı. Dokunmak isteyeceksin, başımı geri çekeceğim öfkeyle. Kızgınım gidişine çünkü, öfkem bir dağ gibi büyük. Ne varsa hayata dair alıp götürüyorsun benden...
Yine aşkın pençesindeydi kadın Kayalarda parçalanan dalgalar gibi Umutları darmadağın vuslata Seni seviyorum diye haykırırken denize Feryadı dalgaların köpüğünde eridi Evinin balkonunda yakamozlar Rüzgâr bir serinlik getiriyor uzak kentlerden Efkârından sarhoş olmuş yüreği Kadın hırçın, kadın âşık kadın hasret Dokunsalar ağlayacaktı Hüzün dolu gözlerinden İki damla hasret aktı Barlar sokağının alkol kokan Zulalarına akıttı efkârını Nefret bulut bulut yığılmış gözlerine Bakışları bir başka Kâğıt mendillere sarmış...
Sen böyle nedensiz gidersen benden… Tutar ben de kendimden giderim… “susmak” dendiğinde hep içim kanıyor ama… İstersen susarak sana “seni seviyorum” derim… Dayanılmaz suskunluğun öyle sağır etti ki beni… Hadi sustur artık bu suskunluğu… sustur ne olur... Ne olur düşlerimde olsun ağlatma beni... Vuracaksan arkadan değil… bari önden vur… Şimdi ben de susuyorum en çığırtkan ağıtlarımı… Yokluğun batsa da…...
Attığım her adım benden uzakta Bastığım her yerde yokmuşum meğer Çırpınırken “ben” denilen tuzakta “Ben” bana saplanan okmuşum meğer...   Aklım kumsal iken ben toz paresi Çıktıkça yükseğe alçalır oldum.. Düşündüm, derdimin nedir çaresi ...   Susarak konuşmak sonunda buldum... Esrarlı vuslata bir adım kala Hasretin vecdiyle  ben kement attım  Yürekte boğulmak  ne güzel bela   Battıkça kurtuldum çıktıkça battım… Görünmez cevheri buldum...
Beklediğim bir ölüm; adı ayrılık Gözleri nemli, kaldırımlara söyle ağlamasın Durma git, bütün yağmurların bana kalsın Uykulara aldanma, bütün sabahları gecele Turuncu bir bela tutuyor ellerimi alelacele Beklediğim bir ölüm; adı ayrılık Git, sensiz günleri takvimler saysın, Hadi git, kokunu da al, bende kalmasın Yine esince o soğuk rüzgar, adımı hecele Zor gelmiyor kafa tutmak bu saatten sonra ecele Beklediğim...
Kulak verin sözlerime iyice, Herkes öldürebilir sevdiğini Kimi bir bakışıyla yapar bunu, Kimi dalkavukça sözlerle, Korkaklar öpücük ile öldürür, Yürekliler kılıç darbeleriyle! Her insan öldürür gene de sevdigini Bu böyle bilinsin herkes tarafindan, Kiminin ters bakisindan gelir ölüm, Kiminin iltifatindan, Korkagin öpücügünden, Cesurun kilicindan! Kimisi askini gençlikte öldürür, Yasini basini almisken kimi; Biri sehvet''in elleriyle bogazlar, Birinin altindir elleri, Yumusak kalpli biçak kullanir Çünkü ceset sogur hemen. Kimi...
Yüreğime sığmayan hasretini, Usulca üfledim gökyüzüne. Yağmur damlalarıyla bütünleşip düşerken yeryüzüne Her damlada sevdam çağlasın diye. Usulca dokundum, yüreğimle yüreğine.. Sol yanında, ritmik vuruşlarıyla nasıl hissettiriyorsa varlığını Benim de varlığımı hissettirsin diye. Usuca akıttım gözyaşlarımı bilinmezlere, Akan her damla, Önüne çıkan engelleri aşıp, sonsuz ummanlarda huzura erişen, Irmaklar gibi coşup, sana erişsin diye. Usulca buseler kondurdum dudaklarına. Yüzündeki aydınlık, gözlerindeki ışıltılar hiç eksilmesin diye. Ve sevdiceğim.. Usulca.. Ömrümü...
Kendini götürme demiştim Çiğ düşmüş kirpiklerini öperken Biraz tuz Biraz akşam duası sinmişti dudaklarına Hiçbir tanrıyı sevme dedim Ateist bir aşkın esrarıyla… Kalbin son zamanını Eriyen çeliğin ateşine attım Başka renkleri Başka biçimi de olmalı aşkın Öldürmeyen zamanları Kendini götürme demiştim Çok erken Gözlerimden silme…
Toplam 43 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12345...102030...Son »
Sayfa başına git