Sitem Şiirleri

Bazen ne kadar uğraşırsan uğraş olmuyor arkadaş. Çabalıyorsun ama baktığında hep aynı yerdesin. Zaman harca, emek ver; Ama bir arpa boyu yol gidememişsin. Çok yazık… Kötü sonuçta insanlar yapıştırıyor direkt yaftayı “Demek ki yeterince çaba göstermemişsin, demek ki çok istememişsin…” Bu kadar basit mi sonuç? Olumsuz sonuç her zaman kişinin kendine mi aittir merak ediyorum. Hiç mi başka faktörler etkili değildir sonuçta? Belki, belkide karşıdaki kişi yeterince çaba göstermemiştir Belkide o istememiştir güzel olan sonu. Belkide bizim güzel dediğimiz son onlar için...
                  Çok uzaklara kaçıp yalnız kalmak ister ya bazen insan; öyleyim işte şu sıralar. Gürültü, kalabalık, koşturmaca ruhumu bunaltmış adeta. Dört duvar arasına sıkışmış gibiyim, köşeye sıkışmış. Ne zaman dışarı atsam kendimi, rahatlamak, kendimden bi nebze uzaklaşmak istesem, En büyük sorun çıkıyor karşıma “İnsanlar”… İnsanlar çok benciller. Elbette her insanda bi nebze bencillik olmalı, yaşama içgüdüsünn bi getirisi bu aslında. Ama bazı insanlar var ki… İnsanı baştan aşağıya süzerek, aşağılayıcı bakışlar saçan o gözler. Her şeyi bilmesi gerektiğini hisseden saçma...
Cümlelerime bu sözleri sadece üstüne alınması gerekenler alınsın diye başlamak isterdim. Ama fark ettim ki; üstüne alınması gerekenler dışında herkes üstüne alınıyor. Bazı insanlar o kadar yüzsüzleşmiş ki; inanın suratlarına tükürseniz teşekkür ederler. Bir insan benliğinden bu derece nasıl ödün verebilir aklım almıyor. Yüzlerinde sahte bir maske vardı hep bilirdim bunu. Şimdi şimdi anlıyorum ki o maskeyi bile taşımayı bilemeyecek kabiliyetsizler var. İnanın o kadar şaşırıyorum ki bazen “Bu kadarda olmaz” diyorum. İnsan yalan söylerken bile tutarlı...
Bir gölgeyi sevmekti ,seni sevmek.... Bıkmadan peşinden koşmak.... Yorulmadan kovalamak... Konuşmadan haykırmak... Ateşine dokunmadan yanmak... Bir gölgeyi sevmekti ,seni sevmek... Düşdüm ardın sıra,sen nereye ben orayaa... Gölgeden nefese izin yokmuş.... Sen yalancı yardın... Gölgense .. Ruhsuz , Kokusuz, Vicdansız, Zalim, İnsafsız, İnsan süretine bürünmüş,GÖLGEYDİN..
`gözyaşımda maviyi ararken --------haykırdım ------------------duymadın ---------------------------lal oldum` gözyaşlarım söyleyin nereye gizlediniz mavilikleri hangi saklambaç bu böylesine kör eden söyleyin kızıl damlalarım maviliğim hangi fare deliğinde feryat figan içimdeki suskunluklar sessiz figan-ı feryadı kim duyar biliyorum delirdi artık içimdeki çocuk susuyor... duyuyor musunuz, susuyor... -s a ç m a l a m a y ı n- evet, evet delirdi içimdeki çocuk çomağının ucunda hayalleri horozlu şekerini kanıyla yaptı delirdi içimdeki çocuk suskunluğuna hayatı anlattı duyuyor musunuz... gözyaşımda  maviyi ararken kör oldum duymadınız mı duydunuz da söylemediniz mi martıların kanatlarına yükledim gözlerimi size getirsinler diye yoksa yoksa hala kendi gözlerinizle mi bakıyorsunuz yaşama öyle...
Mahşeri bekliyorum.. Söyleyecek çok sözüm var orda.. Sen sıratta yürürken, ayaklarına ben takılacağım, Ve düşeceksin susmalarımın ortasına, Yanacaksın yalanların kadar, ihanetlerin kadar acı çekeceksin.. Liğme liğme olacak yüreğin, benim yüreğimin yandığı kadar korlaşacak.. Benim alevlerimle hararetlenecek ateş, Sen konuşmaya bile cesaret edemeyeceksin. Dünyada çektiğin acının sebebini düşünürken kendini en dipte bulacaksın. Sakın sorma ‘bu yüreğe ne kadar acı vermiş olabilirim ki” diye Anlamazsın! Sadece bekle diyorum.. Susuşlarımın ardında sana bir ”CEHENNEM” saklıyorum!
Acımasız mıyım? Yoksa acınacak haldemiyim bilmiyorum. Bilinmezlikler mi çok yoksa bilinmezlikleri ben mi yaratıyorum bir türlü karar veremedim Benim olmanı istemek mi hata yoksa hata seni sevmek mi zaten en karmasık sorum. Günlerdir cevaplarını bir türlü bulamadıgım binlerce soru soruyorum kendime. Sonra itiraf ediyorum Evet seni seviyorum seni istiyorum ama niye bu kadar uzaksın bana? Farklılıklar mı insanı uzaklaştırır birbirinden? Bu kadar mı acımasız hayat ki sırf farklısın diye beni asla görmüceksin. Seni çok sevdiğimi öğrenemeyeceksin. Belkide unutmak en iyisi diye cevap buluyorum kendime ama unutmayı...
Dokunmayın yalnızlığıma, Yalnız kalayım, Tek başıma… Sorunsuz ve ağlamadan, Bir başkasının düşünmeden, Hiç bir şeyi kafama takmadan, Yalnız kalayım.. Yalnızlığımı seveyim, Belki yalnızken sevileyim. Yinede dokunmayın yalnızlığıma, Yalnız kalayım.. Yalnızlığımla yalnız bırakın beni, Rahatsız etmeyin bizi.. Dokunmayın yalnızlığıma, Yalnız kalayım… Bırakın yalnızlığımla mutlu olayım.. Dokunmayın yalnızlığıma, Almayın onu benden, Lütfen elimdeki son şeyi de, Almayın benden…
Daha ne kadar böyle sensiz, böyle sessiz yaşıyacağım? Sende biliyorsun ki tutunduğum son umudumsun Hayatta tek nedenimsin, hayatla savaşmamda… Süründürüyor beni yokluğun, Birgün daha başlıyor önümde upuzun Sensiz geçireceğim bir koca gün daha Dayanmaz oldu artık yüreğim Kaçıp gitmek ister bedenimden uzaklara Hergün aynı acıyla uyanmak hergün bir umudu daha yitirmek acıların en dayanılmazı Hayat sen oldugun için anlamlı ve ben Gerçekle yüzleşince milyonlarca hançer saplanıyor kalbime Beynimi kemiren sorular baslıyor gerçekle yüzleşince Bakıyorum tek gerçek senin yoklugun Ben parçalanmış kalbimi avutamıyorum artık Ben...
Alışma bana; Ne yapacağım belli olmaz,bugün varım yarın birden yok olurum? Dokunma bana; Kapanmamış yaralarla doluyum,canımı acıtma bi yara da sen açma? Çözmeye çalışma sakın; Seninle karışır iyice kördüğüm olurum? Güveniyorsan kendine; İnandır beni aşkın varlığına sonucunda öyle bir aşk yaşatırım ki VAZGEÇEMEZSİN,TUTKUN OLURUM...!
Dilsiz değildir suskunluk Çok şey anlatır anlayana Kelimelerin anlatamadığını haykırır aslında Bir kaçış değildir suskunluk Bir bakıştan daha fazlasıdır Sessiz çığlıkların bir adım ötesidir Hayata olan öfken İnsanlara olan kırgınlığın Ve daha nicesi saklıdır içinde sükünetin Rest çekmenin asıl dilidir "ANLAYANA"...
Kaç sevgiliyi sonuncu saydıysam Hepsi de aynı kadındı Bilmiyorlardı kendilerini Ama ben biliyordum Çünkü hep aynı bendim. Kaç kadını seviyorum dedimse Hepsi de aynı kadındı Bilmiyorlardı birbirlerini Ama ben biliyordum Çünkü hepsini seviyordum. Kaç kadın ihanet ettiyse Hepsi de aynı kadındı Bilmiyorlardı kaç yaram olduğunu Ama ben biliyordum Çünkü vurulan hep bendim. AZİZ NESİN
Farklı dünyaların insanlarıydık biz, Sen ağrıyan dişine rakı basarken; ben sirkeyle yetiniyordum... Sen boğazda rakı-balık yaparken; ben ecdadın göğe minarelerle attığı imzaya şaşıyordum… Senin şeker gözüyle baktığın güne; ben ramazan diyordum, bayram diyordum… Sen katliam derken kurban kanına; ben rabbime o kanla şükrediyordum… Sen Denize yanarken Ankarada; ben Fatihte, Metine ağlıyordum... Senin ayakta alkış tuttuğun Saylanlara; ben sayılanlardan bile fazla hidayet diliyordum… Sen “çavbella” ya eşlik ederken; ben “deli silvanlı” okuyordum… Sen Lenin posterlerini asarken duvarlarına; ben Şeyh...
Yorgun anımdaki demli çay gibi ihtiyaç duydum sana Senin için ne kavgalar ettim yüreğimle tekme-tokat Şimdi yüreğim ağır yaralı... ... Oysa sen bir gülüşü bile kıskandın gözlerimden ... Halbuki ben zehir olsa bile içerdim senin ellerinden Her gece sessiz istanbul russian escort çığlıklarla haykırdım adını Yürüdüğün yollara akıttım içimdeki gözyaşımı Bir sana anlatamadım derdimi Bir sana söyleyemedim sevgimi Ben bakmaya bile kıyamıyorum ki sana Sen ne olur gözlerime bir bak Cevap o kadar basit ki ANLASANA... Niyazi ÇETİNKAYA
Atam, hala yaşıyorsak: Edepsizlik sayesinde! Altı oku soruyorsan, Politika dehlizinde!     Hele partin senden sonra, Devrimlerin tavizinde! Vasfedeyim halimizi, Kalemime ver izin de!     Yobazlarla gericiler, Onlar bizden daha zinde! ’Atam, Atam..’ derler ama, Bir adınız var sizin de..     Halkçılıkla devletçilik: Anlatamam, çok hazin de.. Çoktanberi sahteciler, Ağır çeker her vezinde! Tek umut var, o da yalnız, Amerikan dövizinde!     Sorma Ata’m, halimizi, Hal mi kaldı anlatacak.. İşte geldik dizindeyiz! Yata yata çok yorulduk, Tatil yaptık, izindeyiz!   Sanayide henüz daha, Cafer için lazım diye, Amerikan bezindeyiz! Geçeceğiz Avrupa’yı Ama şimdi izindeyiz!     Hocamız var, hacımız var, Uçan kuşa borcumuz var, El oğlunun ağzındayız! Ama bizi...
Toplam 6 sayfa123456
Sayfa başına git