"Aşk Hikayeleri" ile Etiketlenen Konular

Kimseler anlayamaz, yokluğunun ne büyük acılara gebe olduğunu. Sensiz olan birinin, fiziksel olmasa bile ruhsal açıdan, Afrika’nın geri kalmış köşelerinde hastalıktan ve açlıktan sefalet içinde yaşayan insanlardan daha çok acınacak bir halde olduğu kimse bilemez. Seni ancak, seninle yaşayan bilir… Sende biliyorsun… Dayanılmaz bir çekicilikte olduğunu, Bir kere tanıyanın senden vazgeçemeyeceğini. Sende biliyorsun, tutkuların en büyüğüne kapılacağını. Ve biliyorsun ki, dünyada bugüne kadar keşfedilmiş ve keşfedilecek en amansız hastalıklardan daha acımasız...
İnsanların verdiği hayat sevgidir. Niçin yalnız sana yazdığımı sorma, niçin yalnız sana geldiğimi… Sana gelişim işte bundan. Sen aşkı anlatıyorsun, yaşatıyorsun bana. Çünkü yaşıyorsun. O sözlerin kalbinden geldiğini kalbime vuruşundan anlıyorum ben. Sözlerin değil beni sana bağlayan, O sözlerini manasına vurgunum. Niçin mi sen? Sen benden önce vardın, varoluşun bu yüzden. Ve sen benden sonrada varsın, sana tutunmam aşka ve varlığa duyduğum özlemden! Sen benim sözlerimsin. Seni kalbime koyuşum bundan. Ve sen dostsun. Ruhuma sığınak ararken haykırmam hep...
Merhaba Sevgilim, Bu mektubu yıllar sonrasından yazıyorum sana sevgilim. Yani gelecekten... O yüzden şaşırma girişteki "Sevgilim" hitabımdan. O kadar eminim ki senin benim "hayatımın kadını" olduğuna; çekinmeden, utanmadan bunu sana rahatlıkla sarfedebiliyorum şu anda. Bunu sana yıllar önce de söyledim, içimden, halimle, tavrımla, gözlerimle söyledim. Bunca zamandır bekledim. Bekledim, çünkü bunu dile getirdiğimde karşılık bulup bulmayacağı konusunda endişelerim vardı. Hazır değildim, hazır değildik. Benim emin olmam için varlığın yeterliyken, senin emin...
Yıllardır sevdiğim, ama bir türlü onu sevdiğimi belirtemediğim bir kız vardı. Ben onun hakkında herşeyi öğrenmiştim, ama o benim hakkımda hiç bir şey bilmiyordu. Varlığımdan haberi bile yoktu. En yakın arkadaşından, gittiği cafelere, içtiği içeceklere, hatta sevdiği müziklere kadar biliyordum. Kısa süreli bir ilişkisi olmuştu, ve sonrasında anlaşamadığı gerekçesiyle ayrılmıştı. En büyük sorunu insanlarla anlaşamıyor olmasıydı. Ve bu yüzden kimse ile, uzun süreli bir ilişki yaşayamamıştı. Bir gün cafede denk geldik...
Fırtınalı bir hayatın ortasında birleştik. Sen, kendine yakın bulduğun insanların sana yaptığı hatalardan şikayet ediyordun., bense uzun yıllar acısını çektiğim bir aşkın yaralarını sarmaya çalışıyordum. İyi birer dosttuk, her şeyi paylaşır olmuştuk. Bu yakınlaşmamızın kısa bir sürede olmasına rağmen zamanım öyle tatlı, öyle güzle geçiyordu ki ben içimdeki kıpırdanmalardan habersizdim. Sanki rüyadaydım, gözlerimi açtığımda dostluğun yerini aşk almıştı. Kendimi tutamamıştım işte. Duygularıma hakim olamamıştım. Sen benim aşkım, bense senin dostundum artık. Sana aşık...
Hep özlediğim, beklediğim aşkın böyle aniden kapımı çalıvereceğini, izin almadan yüreğimde bir köşeye yerleşeceğini hiç düşünmememiştim. Göz göze geldiğimiz anda. Başımdan aşağıya buzlu su dökülmüş gibi hissettim. Bakışları içimi titretti, bilmediğim, tanımadığım bir dünyanın kapıları açılıverdi önümde… Kimde, neydi, hangi sınıfta öğrenciydi, daha önce onu görmemiştim. Bütün gün bu sorularla boğuştum. İlk şoku atlatıp kendime geldiğimde okulda onu aramaya başladım. Gerçeği öğrenmem hiç zor olmadı tabii ki! Suratıma tokat gibi çarpan...
Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. (daha&helliip;)
Ben yaklaşık 2,5 senedir biriyle beraberdim. Partnerim daha önce evlendi 6 ay sonra ayrıldı 1 sene içinde boşandı. Ben ise 2 yıldan sonra boşandım. Partnerimle çok seviyeli düzgün bir ilişkimiz vardı fakat aileler beraberliğimize karşıydı. (daha&helliip;)
Telefonun alarm sesiyle uyandı, başında şiddetli bir ağrı vardı. “hiç canım işe gitmek istemiyor, arayıp gelemeyeceğimi söylesem mi acaba?” diye düşünürken el yordamıyla susturmak için telefonu arıyordu. Birden elini oynatamadığını fark etti, kafasını güçlükle kaldırdı, göğsünden kablolar sarkıyordu. Gözünü sağa çevirdiğinde elinin sargılarla kaplı olduğunu gördü. (daha&helliip;)
I ne diyeyim.. bir dalganın en tepesinde taşınmış, taşınmış ve şimdi en sonunda bir kıyıya vurup, bırakılmış gibiyim. ne deniz kaldı ortalıkta, ne köpüklü su, ne parlak güneş. (daha&helliip;)
Gitmek gerek bazen.Her şeyi bırakıp fütürsuzca kaçmak gerek. Toparlanmadan, bir şeyi yerinden kaldırmadan, çayından son yudum almadan çekip gitmek gerek. (daha&helliip;)
Çok samimi iki dost ve arkadaslardir.Fakat bir tanesi çok kurnaz , atilgan ve hareketli, digeri ise çok saf , dürüst ve sessizdir. Bir gün kurnaz olan arkadas , diger arkadasin yanina giderek (daha&helliip;)
Kırlangıcın biri, bir adama aşık olmuş. Pencerenin önüne konmuş, bütün cesaretini toplamış, röfleli tüylerini kabartmış, güzel durduğuna ikna olduktan sonra, küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş. Tık..... Tık......Tık.. .. (daha&helliip;)
Ziyaretcileri Özel hazırladığımız Gerçek Dostluk Hikayesidir. Hikayede Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. (daha&helliip;)
Uzun Ama Okumaya Deger Gercek Bir Hikayedir.. Okuduktan Hem Hayattan hem insanin Kendine Ders Cikarticagi Bir yazı. Özellikle Erkekler Mutlaka Okuyun.. (daha&helliip;)
Sayfa başına git